Alp Sirman: ‘Kimlikler Beton Çölünün Altında Kaldı’

0
455

Şehri, kenti ve kent yaşamını anlamak üzere çıktığımız yolda, bizden daha çok ‘kent yaşamı’ üzerine çalışan bir isme rastladık.

Bir tıp doktoru, ABD’de aldığı eğitiminin gerisinde ‘sanat’la yoğrulmuş bir çocukluk hemen kendini belli ediyor. Zira, “Opera Sineması’nı 1924 yılında kuran, sinemacı Mehmet Rauf Sirman’ın çocuğu olan Asaf Sirman’ın torunu” Alp Sirman’dan bahsediyorum.

Özellikle sosyal medyada, sözünü sakınmadan fikrini savunan, tenkitlerinden boyunun ölçüsünü alanlara bile ‘kent ve yaşam’ anlatmak için çabalayan bir isim Sirman. Biz de Ülkede Sanat olarak, şehri ve şehir yaşamını bir kez de Alp Bey’e sorduk.

Bizi kırmadı, sorularımızı onca yoğunluğun arasında tam da nokta atışı cevaplarla yanıtladı. İşte Sirman’ın şehri ve şikayetleri…

– Şehir, yaşam, üretim üçgeninde kimlikler sizce nerede duruyor?

Şehir kimliğini kaybettiği için tüm kimlikler beton çölünün altında kaldı.

– İstanbul’a dair en sevmediğiniz şikayet nedir?

Hatalı tarım-Turizm-sanyi yatırımları yerine inşaat ağırlıklı büyüme nedeni ile şehre göçün aşırı artmış olması bunun sonucu yanlış şehirleşme, Varoşlaşma.

– Şehirleşme kültürünün şehirde kendine yer bulabildiğini düşünüyor musunuz?

Şehir kalmadı, şehir için önce şehirli gerekir. İstanbul minik kasabalardan oluşan bir yığın halinde.

– Şehrin sokaklarında sizi çeken detaylar var mı?

Eskiden olan tüm detaylar kentsel dönüşüm adı altında soylulaştırmaya kurban edildiği için ne kent özellikli sokak ne de o sokağa ilişkin detay kaldı.

– İstanbul’a özel bir çalışma yapılsaydı, sanatın hangi alanında olmasını tercih ederdiniz?

Duvar sanatı.. Yakışırdı.

– Yaşam sanatına hizmet edebilecek bir ortam oluşturmanın bedeli sizce nedir?

Yöneticilerin bilgili, liyakata göre seçilmiş kişilerden oluşması. Maddi bir bedel değil ama uygulamada imkansız.

Görsel: Bts-tr

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER